Sermaye sınıfı ateşi ateşle sınıyor. Ondan hala demokrasi beklentileri olanları, son bir yıllık gelişmelere bakmaya çağırıyoruz. İşçi ve emekçilere düşmanlığını her ortamda yeniden gördüğümüz sermaye köşeye sıkışmıştır. TEKEL işçilerinin taleplerine tahammülü yok, Kürt ulusunun taleplerine kulak vermeye tahammülü yok, asgari ücreti yaşanılabilir kılmaya, emekçilerle toplu sözleşme masasına oturmaya tahammülü yok, kendi seçim sandığına bile tahammülü yok.
DTP’nin kapatılması, Kürt halkını temsil eden belediye başkanlarının tutuklanması Kürt halkını yok etme planının bir parçası. Devlet, Kürt emekçilerini yalnız bırakmaya çalışıyor. Bu çaresiz tutum, Kürt emekçilerini karşı karşıya getirmeye çalıştığı her kesimle birleştirmeye yarıyor, yarayacak.
Her türlü talebe saldırarak cevap veriyor. Çünkü sermaye sınıfı çöküyor. Sıçrayarak ilerleyen bu çöküşün karşısında sıçrayarak yükselen bir emekçi hareketi var. Çürüme ve yozlaşmadan başka her şeyin bize yasaklandığı bu dönemde, yasaklarınızın çaresizliğinizin ürünü olduğunun farkında olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz.
Ayaklarımızın altından çekmeye çalıştığınız hayatımızı size vermeyeceğiz. Ürettiğimiz ama yoksunluğunu çektiğimiz her şeyi sizlerden alacağız. Talepler saldırılarınıza mahkûmsa, talep etmeyeceğiz. Alacağız!
İşçiler! Emekçiler Emekçi Kürt Halkı!
Bizden çalınan hayatı istiyoruz. Geleceğimizi istiyoruz. Sermaye sınıfı oybirliği ile birleştiklerini ilan etti. Medyada yürütüp gittikleri tartışmalar yalan. Onlar bizim bugünümüzü ve geleceğimizi çalarken birbirimize karşı yarattıkları düşmanlığa dayanıyorlar. Onlara cevabımız ne olacak?
Devrimci Emekçi Komiteleri olarak biz diyoruz ki:
İşçi ve emekçilerin hangi kesimine ne olursa olsun bizler onların yanında olacağız.
Kürt halkına karşı yürütülen saldırı ve asimilasyon politikalarına karşı ulusların kendi kaderini tayin hakkını sonuna kadar savunacağız ve Emekçi Kürt Halkının yanında olacağız.
İşçiler, Emekçiler ve Emekçi Kürt Halkı!
Sermaye tüm araçlarıyla oybirliğiyle saldırırken ne kadar zayıf olduğunu, tarihinin sonunun geldiğini bize bir kez daha ispatladı. Faşizm bir seçenek değil bir zorunluluktur. Faşizme karşı savaşmak da emekçilerin ve ulusların zorunluluğu… Kapitalist sistemden beklenen her şeyin sonu geldi. Bizler yüzümüzü birbirimize döneceğiz. Yaratılmak istenen tüm ayrımcılıkları silip atacak, bizler de oybirliğiyle sermayenin karşısına dikileceğiz. Gelecek bizimdir.
Zafer Savaşan Emekçinin Olacak!
Yaşasın İşçi ve Emekçilerin Mücadele Birliği!
Yaşasın Halkların Mücadele Birliği!
DEVRİMCİ EMEKÇİ KOMİTELERİ
(DEK)



