Sunday, Feb 05th

Güncelleme:06:42:26 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Dünya

Dünya

Bahreyn Göstericileri: Önce Koşullarımız Kabul Edilmeli - video

e-Posta Yazdır PDF

altBahreyn'de muhalefet ve göstericiler rejimle müzakereye oturmak için öncelikle taleplerinin karşılanmasını şart koştu.

Talepler arasında hükümetin istifası, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve göstericilerin bazılarının öldürülmesi olaylarının soruşturulması yer alıyor.

Gösteriler sırasında polis ve askerlerin güç kullanması nedeniyle altı kişi hayatını kaybetmişti.

Protestocular güvenlik güçlerinin başkent Manama'da İnci meydanından ayrılmasının ardından alana çadırlar kurdu.

Çadır kamp perşembe günü dört kişinin hayatını kaybettiği ordu operasyonun ardından dağıtılmıştı.

Askerler, cumartesi akşamı ise alandan ayrılmıştı.

Bahreyn veliaht Prensi Şeyh Salman bin Halife müzakereleri yürütmekle görevlendirildi. Genelkurmak İkinci Başkanlığı görevini de yürüten veliaht prens, askere karargahına dönmesi emrini verirken, böylece protestocuların kilit taleplerini de yerine getirmiş oldu.

Ancak bazı protestocular Kral bin İsa el Halife'nin istifasını da istiyor.

Göstericiler, ayrıca geçen haftadan bu yana kayıp olan 10 kişinin de akibetinin açıklanmasını talep ediyor.

Veliaht Prens'in ülkenin bütün siyasi partilerinden bazı temsilcilerle temas kurduğu, bu gruplar arasında Şii muhaliflerin de bulunduğu bildirildi.

Şiilerin çoğunluğu oluşturduğu ülke Sünni azınlık tarafından yönetiliyor.

Veliaht Prens, dün televizyondan halka seslenirken, bütün siyasi güçlerin el ele vermesi çağrısında bulundu.

CNN'e verdiği mülakatta da ölümler nedeniyle özür dileyen Veliaht Prens, protestocuların meydanda kalmalarına izin vereceklerini de açıkladı.

Çoğunluğu Şii olan Bahreyn, Sünni bir iktidar tarafından yönetiliyor ve Şiiler ayrımcılığa uğradıklarını savunuyorlar.

Bahreyn'de muhalif gruplar hanedanın, parlamentoya daha çok yetki devretmesini istiyor.

Bahreyn, diğer Körfez ülkeleri kadar büyük petrol ve doğalgaz zenginliğine sahip değil ve komşuları kadar cömert sosyal programları karşılayamıyor.

Yüzölçümü New York'tan daha küçük olan ada ülkesi Bahreyn, Batı açısından stratejik öneme sahip bir müttefik.

Ülke, ABD Donanması'nın 5. Filosu'na da ev sahipliği yapıyor.

Yeni Zellanda 6.3'le Sarsıldı

e-Posta Yazdır PDF

Yeni Zelanda'nın ikinci büyük kenti Christchurch'te, 6,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından bölgede olağanüsyü hal ilan edildi. Yeni Zelanda'nın ikinci büyük kenti Christchurch'ü vuran 6,3 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 200 kişinin enkaz altında olduğu sanılıyor.
Yeni Zelanda Başbakanı John Key, depremde en az 65 kişinin öldüğünü bildirdi. ONE News kanalına konuşan Key, "Bu sadece tahribatın bir boyutu. İnsanları, her nerede sıkışmışlarsa veya hangi enkaz altında kalmışlarsa mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde dışarı çıkarmalıyız" dedi.
Kentin Belediye Başkanı Bob Parker, depremin yıktığı binaların enkazında 150-200 kişinin olabileceğini söyledi.
Yeni Zelanda Başbakanı John Key, nüfusu yaklaşık 400 bin olan kenti vuran depremde 65 kişinin öldüğünü açıkladı, ölü sayısının artabileceğini belirtti. One News kanalına konuşan Key, "Bu sadece tahribatın bir boyutu. İnsanları, her nerede sıkışmışlarsa veya hangi enkaz altında kalmışlarsa mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde dışarı çıkarmalıyız" dedi.
Key, depremin, mesai saati içinde ve çocukların okulda olduğu saatlerde meydana geldiğini söyledi.
Kentte, olağanüstü hal ilan edildi. Belediye Başkanı, "Herkes, bugünün şehrimiz için kara bir gün olduğunu bilmeli" dedi.
Parker, yerel saatle 12.51 sularında meydana gelen depremin çok sayıda insanın ölmesine, yaralanmasına ve ciddi maddi hasara yol açtığını söyledi.
Amerikan Jeofizik Enstitüsünden (USGS) yapılan açıklamada, depremin merkez üssünün Christchurch'e 5 kilometre uzaklıkta, yerin 4 kilometre altında olduğu belirtildi.
Görgü tanıkları, polisin ve itfaiyenin verdiği bilgide, deprem nedeniyle çok sayıda binanın yıkıldığı, yolların tahrip olduğu, şehrin merkezinde yangınların çıktığını, yıkılan binaların altında kalanların bulunduğunu, binalardan düşen moloz ve parçaların altında kalan araçlarda da insanların sıkışıp kaldığını ve insanların paniğe kapılarak sokaklarda kaçıştını aktardı.
Polis ise yaptığı açıklamada, iki otobüsün binalardan düşen büyük parçaların altında ezildiğini ve yolcuların yaşamını yitirdiğini söyledi. Kentin yetkilileri, havalimanının kapandığını ve polisin kent merkezinde tahliye işlemlerine başladığını bildirdi.
340 bin nüfuslu Christchurch, 4 Eylül 2010'da da 7 büyüklüğünde bir depremle sarsılmış, ölen olmamış, ancak deprem ağır maddi hasara yol açmıştı.

Persepolis'i Gösteren TV Kanalına Saldırı

e-Posta Yazdır PDF

altTunus'ta bir grup islamcı, İslama hakaret eden bir film gösterdikleri gerekçesiyle bir TV kanalına saldırdı.

altPolis 9 Ekim günü Nessma TV'ye saldıran onlarca kişiyi tutukladı.

altYetkililer göstericilerin kanalı ateşe vermeye çalıştığını söylüyor.

altTepkilerin nedeni ise Persepolis isimli çizgi film.

Göstericiler, İran'da Şah'ın devriliş ve 1979 islam devrimini konu alan filmin, İslama hakaret içerdiğini ileri sürüyor.

Polisin, üniversitede çarşaf giyilmesine yönelik yasağın kaldırılmasını talep eden diğer bir grupla da çatıştı.

Çatışmalar, devlet başkanının devrilmesi ardından hazırlanan, yeni anayasa için yapılacak seçimlerden iki hafta öncesine rastlıyor.

Muhabirler, Zeynelabidin Bin Ali'nin Ocak ayında devrilmesinden bu yana islamcıların sesinin daha çok duyulmaya başlandığını belirtiyor.

Tunus'taki İslamcılık en genel anlamda, 1981 yılında "Tunus İslami Yöneliş hareketi" adıyla kurulan ve 1987 yılında ismi En Nahda olarak değiştirilen siyasi hareket ile ifadesini buluyor.

En Nahda adayları bağımsız olarak Nisan 1989 parlamento seçimlerinde yapılan tüm seçim hilelerine rağmen, oyların % 15'ini almıştı.

1990 ile 1993 yılları arasında, En Nahda hareketinin 30.000 mensubu, hareketin öğrenci birliği UGTE ile birlikte tutuklamış, hareketin yüzlerce mensubu da yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştı.

Cezayir'in en büyük İslamcı Partisi FİS'in parlamento seçimleri zaferi, birçoğunda İslami radikalizm korkusunu yaşattı.

Bazı gözlemcilere göre, En Nahda hareketinin ülkenin kamusal alan ve politik yaşamından çıkarılmasıyla zayıfladığını ve Tunus'taki İslami hareketin çökertildiğine inanırken, bazı gözlemciler de Nahda hareketinin baskılar sonrasında yeniden ayağa kalktığını düşünüyor.

Tunus'ta Zeynelabidin Bin Ali ve ailesini kaçmak zorunda bırakan gelişmelerde İslamcıların rolünün ne olduğu belirsiz.

Ancak İslamcılığın Tunus'ta politik bir varlık olduğu, İslamcı En Nahda taraftarlarının da arasında bulunduğu kalabalıkların rejimi yıktığı bir gerçek.

Bunun yanı sıra, uzun yıllar süren bir inzivadan sonra, önde gelen İslamcı şahsiyetler toplumda açıkça görülmeye başlandı.

Bununla birlikte, En Nahda hareketinin Tunus'ta yapılması beklenen bir parlamento ve başkanlık seçimlerinde ağırlığının ne olacağı belli değil.

Kaynak: BBC Türkçe

Wall Street Protestocuları California’da Polisle Çatıştı

e-Posta Yazdır PDF

altWall Street’i, gelir dağılımı eşitsizliğini, bankaları ve ekonomik politikaları eleştiren “Wall Street’i İşgal Et” girişimi taraftarları, bu kez de California Oakland’da polisle çatıştı.

altPolis yaklaşık bin kişilik gösterici grubuna karşı göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Polis yaklaşık 2 haftadır Frank Ogawa meydanında kamp kuran göstericilerin kampını kaldırmıştı.

New York’da bir ay önce başlayan gösteriler kısa sürede Amerika’nın diğer eyaletlerine de yayıldı.

Aralarında, Amerikan folk müziğinin ünlü sesi, 60’lı yılların protest müzik akımının efsane isimlerinden Pete Seeger’ın da bulunduğu bazı Amerikalı müzisyenler, ‘‘Wall Street’i İşgal Et’‘ eylemine katılan göstericilere destek veriyor.

Kaynak: Euronews

17 Kasım Eylemlerine Polis Saldırısı

e-Posta Yazdır PDF

altPolis, başkent merkezinde molotof kokteyli atılması üzerine gözyaşartıcı gaz kullandı.

Eylemciler, o dönem cuntayı komünizme karşı bir tampon olarak gören Washington’un askeri yönetime verdiği desteği protesto etmek için Politeknik Üniversitesi'nden ABD Büyükelçiliği'ne doğru yürüdü.

Yürüyüşe binlerce kişi katıldı.

Gösteride yaşanması muhtemel şiddet olaylarına karşı başkent Atina'da geniş güvenlik önlemleri alındı.

Protesto gösterisi nedeniyle 7 bin polisin görev yaptığı açıklandı.

Yürüyüş sırasında kimi gruplar, ülkenin büyüyen kamu borcu krizi nedeniyle uygulamak zorunda kaldığı kesintilere de karşı çıktı.

Eylem, Yunanistan'daki geçici hükümetin dün güvenoyu almasını izliyor.

Teknokratlardan oluşan yeni hükümet, Yunanistan'ın kredi taksitlerini alabilmesi için bir kurtarma planını onaylamak ve reform taahhütlerinde bulunmak zorunda.

Atina'da her yıl yapılan 17 Kasım yürüyüşüne geleneksel olarak büyük kalabalıklar katılıyor.

17 Kasım 1973'teki yürüyüş, cunta yönetimine son veren süreci başlatmıştı.

Yunan hükümeti, kemer sıkma önlemlerinin gerekli olduğunu söylüyor.

Ancak koalisyon hükümetindeki önde gelen iki partinin liderleri, kurtarma paketi için gereken kemer sıkma önlemlerinin altına imza atmakta isteksiz.

Ancak her iki lider de güven oylamasında Lucas Papademos liderliğindeki teknokratlardan oluşan hükümete destek verdi.

Kaynak: BBC Türkçe

Sayfa 10 / 63