Sunday, Feb 05th

Güncelleme:06:42:26 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Dünya

Dünya

Bahreyn'de Gösteriler Yasaklandı, Ordunun Kontrolü Artırıldı

e-Posta Yazdır PDF

altBahreyn ordusundan çok daha sıkı önlemler alması istendi. Başkent Manama'da polisin hükümet karşıtı protestoculara müdahalesiyle başlayan çatışmalarda en az 3 kişinin öldüğü, 100'den fazla kişinin de yaralandığı bildirilmişti.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı ordunun güvenliği sağlamak için her türlü sert önlemi alacağını açıkladı.

Devlet televizyonundan yapılan açıklamada ordu birliklerinin Manama'da kilit noktaları kontrolü altına aldığı kaydedildi.

Başkent Manama'nın hemen heryerin kapalı olduğu; tankların ve askeri birliklerin devriye gezdiği; belli başlı caddelerde askeri kontrol noktaları oluşturulduğu bildiriliyor. Kentin üzerinde sürekli askeri helikopterler dolaşıyor.

Ülkedeki protesto gösterilerinin odak noktası olan İnci Meydanı'na giden yollar dikenli tellerle kapatıldı. İçişleri Baklanlığı halkı sokaklardan uzak durmaya çağırdı.

Daha önceki saatlerde polis, günlerdir hükümetin istifası ve anayasal reform talebiyle eylem yapan göstericilerin kentin ana meydanında kurduğu kampı dağıtmıştı.

Bir görgü tanığı, BBC'ye, kampı saran polisin göstericilere karşı plastik mermi ve gözyaşartıcı gaz kullandığını anlattı.

Göstericiler, Mısırlıların Kahire'deki Tahrir Meydanı'na toplanmasından esinlenerek, başkentin merkezindeki İnci Meydanı'nda toplanmıştı.

Meydanda dün yaklaşık 10 bin kişilik bir gösteri yapılmıştı.

Pazartesi günü göstericilerden biri güvenlik güçlerince öldürülmüştü. Dün de bu göstericinin cenaze töreni sırasında çıkan çatışmada, bir kişi daha yaşamını yitirdi.

Muhalefet, bu gelişmeler sonrası, meclis toplantılarını boykot edeceğini duyurdu.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, protestocuları öldürdükleri iddia edilen polislerin gözaltına alındığını duyurdu.

Kral Namad bin İsa El Halife de televizyondan halka hitap edip, ölümlerin soruşturulacağını açıkladı ve siyasi reformları sürdürme sözü verdi.

Sünni hanedanın yönettiği Bahreyn'de nüfusun çoğunluğunu Şiiler oluşturuyor.

Ülke, ABD'nin bölgedeki nüfuzu açısından kilit öneme sahip 5. filosuna da ev sahipliği yapıyor.

Binlerce gösterici, ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği 1971'den bu yana görevde olan Başbakan Şeyh bin Sallah el Halife'nin istifasını, siyasi tutukluların salıverilmesini ve yeni anayasa istiyor.

Şii muhalifler anayasal monarşi talebinde de bulunuyor.

Şiilerin destek verdiği Ulusal İslami Uzlaşma Birliği'nin milletvekillerinden Halil el Marzuk, ölen eylemcileri 'şehit' diye tanımlamıştı.

Grubun 40 üyeli parlamentoda 18 sandalyesi bulunuyor.

Bahreyn'de muhalif gruplar, hanedanın, parlamentoya daha çok yetki devretmesini istiyor.

Ülke nüfusunun yüzde 70'ini oluşturan Şiiler de uzun süredir, Sünni lider kadrosunun kendilerine ayrımcılık yaptığından şikâyet ediyor.

Gösteri çağrıları üzerine Bahreynli liderler bazı ödünler vermişti.

Medya üzerindeki devlet kontrolünün gevşetileceği belirtilmiş; ayrıca Kral Namad bin İsa El Halife, her aileye 2700 dolar tutarında yardım sözü vermişti.

Ancak Bahreyn, diğer Körfez ülkeleri kadar büyük petrol ve doğalgaz zenginliğine sahip değil ve komşuları kadar cömert sosyal programlar sağlayamıyor.

kaynak: euronews

Süleymaniye'de 'Tehlikeli' Gerilim!

e-Posta Yazdır PDF

altSüleymaniye'de 17 Şubat günü 2 kişinin ölümü, onlarcasının yaralanmasıyla sonuçlanan protesto gösterilerinin ardından bugün yeniden kentte eylemler yapılıyor. Çoğunluğu öğrencilerden oluşan eylemde KDP’yi hedef alan sloganların atılması dikkat çekerken, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu çatışma çıktı, en az 5 yaralı var.

Derki Sera’dan Baxê Giştî’ye yürüyen binlerce kişi, KDP bürosuna yönelince polis ve asayişin barikatıyla karşılaştı. Protestocular bu kez başka bir yolda KDP bürosuna yaklaşmak için yön değiştirmek istediler.

 

5 GÖSTERİCİ YARALANDI

Yürüyüşte KDP ve hükümet karşıtı pankartlar taşınırken, "Şar şarî xomane, ba derkevî bêgana" (Kent bizim kentimizdir yabancılar çıksın” gibi sloganlar atılması dikkat çekti.

Derki Sera'da büyük cami önünde güvenlik güçlerinin eylemcilere müdahalesi sonucu başlayan çatışmalarda en az 5 kişinin yaralandığı bildirildi.

16 Şubat’ta emekli bir peşmergenin bedenini ateşe vermeye kalkışması ardından başlayan gösteriler 17 Şubat’ta binlerce kişinin katıldığı hükümet karşıtı bir protestoya dönüşmüştü.

KDP bürosuna yürüyen eylemcilere açılan ateş sonucu 2 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi de yaralanmıştı. Aynı gün Hewler ve Duhok’ta da Goran (Değişim) hareketinin büroları ateşe verilmişti.

 

NEÇİRVAN BARZANİ: SÜLEYMANİYE OLAYLARI VE GORAN’A SALDIRI 'ÇİRKİN'

Öte yandan Süleymaniye’deki olaylara ilişkin bir basın toplantısı düzenleyen KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani, KDP’nin Süleymaniye İl Başkanlığına büyük bir haksızlık yapıldığına inandıklarını ve Kürdistan Hükümeti’nin en kısa sürede bu olaya sebebiyet veren kişileri bulup mahkemeye çıkarmasını beklediklerini söyledi.

Goran'ın Hewler binasını ateşe verilmesinin de Süleymaniye’de yaşanan olaylara bir tepki olarak geliştiğini düşündüklerini belirten Barzani, Goran’ın Hewler ve Soran bürolarına saldırıları, Süleymaniye’deki olaylar gibi “çirkin ve gayrı meşru” olarak değerlendirdiklerini belirtti.

Barzani, “Biz hiç kimseyi suçlamıyoruz. Tüm siyasi taraflar bizi arayarak olaydan duydukları rahatsızlığı dile getirdiler. Sorun adlidir ve Kürdistan adaletinin en kısa sürede suçları bulup yargılayacağına inanıyoruz. Bu olayın arkasında siyasi bir taraf değil, karışıklık çıkarmak isteyen kişi veya kişiler vardır” dedi.

 

NELER OLUYOR?

Neçirvan Barzani ve hükümet yetkililerinin yaşamını yitirenler için herhangi bir açıklamada bulunmaması ise dikkat çekti. Süleymaniye’de reform taleplerinin geri plana düşerek, partilerin hedef alınması geçmişte yaşanan YNK-KDP çatışmalarını hatırlattı.

Daha önce hükümeti istifaya çağıran ve reform taleplerinde bulunan Goran, “yolsuzluk ve adaletsizliği” protesto ile başlayan eylemleri desteklemekten kaçınırken, YNK’den ses çıkmadı. Ancak bugün YNK’nin Politbüro üyesi İmad Ehmed, bu olaylardan “Kürdistan’ın düşmanları” ile farklı kesimlerin çıkar sağlamasını istemediklerini belirterek, başta Süleymaniye olmak üzere istikrarın tüm Kürdistan Bölgesi’ne geri gelmesi için hareket edilmesini istediklerini söyledi. YNK sorumlularından Mela Bextiyar ise olayların ardından YNK ile Goran yetkililer arasında bir görüşme yapıldığını söyledi.

 

HALKI DUYAN YOK

Süleymaniye merkezindeki protesto gösterileri, henüz bölgenin diğer yerlerinde de barışçıl eylemler şeklinde yankı bulmadı. İlk günün kanlı bilançosu ve yakma eylemleri “reform ve özgürlük” taleplerini gölgeledi. KDP, ilk açıklamasında YNK’nin hakimiyet alanındaki güvenlik güçlerini suçlayarak kendilerini korumadığını söyledi. Hükümet de yaşamını yitirenleri ve faillerinin cezalandırılmasını unutarak, olayları aydınlığa kavuşturma sözü verdi. Halkın neden eylem yaptığı, “adaletsizlik” ve “yolsuzluk” karşıtı taleplerini ise duyan olmadı.

kaynak: ANF

Yemenli Protestocular Salih’e Öfke Püskürdü

e-Posta Yazdır PDF

altYemen’de Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in ülkeye dönüşüyle yeniden alevlenen rejim karşıtı protestolar haftasonunda da hız kesmedi. Binlerce Yemenli, 32 yıllık tek adam iktidarının son bulup Salih’in yargılanması talebiyle başkent Sana sokaklarını doldurdu.

Başkentliler de protestoculara yürüyüşleri sırasında evlerinin camından slogan atarak destek verdi.

Yürüyüşe katılan göstericiler, Salih iktidarının artık sonunun geldiğini belirtti: “Yemen halkı bugün caddelere çıkarak, Ali Abdullah Salih ve yandaşlarının işledikleri suçlar nedeniyle adalete teslim edilmesini istediğini gösterdi.”

“Öncekilerin devamı nitelindeki bu protestoyla rejimin artık son bulmasını ve Ali Abdullah Salih’in ülkede aylardır akan kanın hesabını vermesini istiyoruz.”

Ülkede şubat ayından beri süren rejim karşıtı gösteriler, Abdullah Salih’in başkanlık sarayını hedef alan bir havan topu saldırısında yaralanarak tedavi için S.Arabistan’a gitmesiyle yatışmıştı. Ancak dönüşüyle birlikte çıkan olaylarda geçtiğimiz haftadan beri onlarca sivil yaşamını yitirdi.

Washington yönetimi de yeniden Yemen’e dönen Salih’in iktidarı devretmesi gerektiğini bildirmişti.

Kaynak: Euronews

Paraguay’da Havaalanı İşçileri Greve Çıkıyor

e-Posta Yazdır PDF

altParaguay Havaalanı İşçileri Sendikası, ülke genelindeki 3 havaalanının özelleştirilmesine olanak sağlayacak olan kanun taslağına karşı 28 Ekim Cuma gününden itibaren başlayacak olan ve 10 gün sürecek grev konusundaki kararlılıklarını belirtti.

Grev, 28 ve 29 Ekim tarihlerinde Asuncion ve Luque şehirlerinde “Devletin Dönüşümü ve Gelişimi” başlığını taşıyan 21. İbero-Amerikan Zirvesi’nin açılışı ile aynı tarihlere denk geliyor.

24 Ekim Pazartesi günü hükümet tarafından talep edilen üçlü görüşmelerin sonunda, sendika üyeleri greve gitme kararını imzaladı ve Çalışma Bakanlığı’nın kontrolünde olan bir komisyonda tartışılmak üzere önerilerini sundular.

Ulusal Sivil Havacılık İdaresi’nin (NCAA) sendika başkanı Gustavo Sandoval gazetecilere grev kararlarının hala geçerli olduğunu bildirdi. Sandoval ayrıca “Çözüm artık idarecilerin elinde ve onların alacakları kararları biz de kendi aramızda tartışacağız” dedi.

Sandoval, Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulan üçlü diyalog masasına Ulusal Sivil Havacılık, Başsavcılık ve Çalışma Bakanlığı yetkililerinin katılmasını memnuniyetle karşılayacaklarını belirterek sözlerini bitirdi.

Kaynak: Prensa Latina

Yeniden; 17 Kasım Ayaklanması

e-Posta Yazdır PDF

Yunanistan'da askeri cuntanın yıkılmasının fitilini ateşleyen '1973 öğrenci ayaklanması' yıldönümünde anılıyor.
38 yıl önce bugün öğrenciler tarafından işgal edilmiş olan Atina Politeknik Üniversitesi, tankların da kullanıldığı bir askeri operasyon sonucu kanlı bir şekilde devlet kontrolü altına alınmıştı. Bu olay, Yunanistan'da o dönem iktidarda olan Albaylar cuntasının devrilmesini sağlayan ayaklanmayı ateşlemişti.
Gösterilerde çoğunluğu sosyalist görüşlü olan insanlar, 17 Kasım 1973'teki yürüyüş, cunta yönetimine son veren süreci başlatmıştı. Genellikle olaylı geçen anma gösterilerinin bu sene de son reformlar ve kemer sıkma politikaları sebebiyle çatışmalara sahne oluyor.
Geleneksel olarak gerçekleştirilen yürüyüşe geçen anma gösterilerine bu sene katılımın daha da yüksek, 5 binden fazla polisin çatışma ihtimaline karşı anmanın yapılacağı bölgeye önceden konuşlandırıldığı bildirilmişti.

Şuan yürüyüş halinde olan halk, yeni hükümeti uyaran pankart açarak yürüyüşlerini düzenliyorlar bazı noktalarda polisle halkın çatışma halinde olduğu söyleniyor.

Sayfa 11 / 63