Sunday, Feb 05th

Güncelleme:06:42:26 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Haber Güncel Boykot Cephesinden Eylem

Boykot Cephesinden Eylem

e-Posta Yazdır PDF

5 Eylül Pazar günü, Ankara'da BDP, SDP, ESP, EHP, DHF, TÖP, DÖH, SODAP, KÖZ, DİP-G, Partizan, Sosyalist Gelecek Hareketi, Sosyalist Birlik Hareketi ve Türkiye Gerçeği'nin oluşturduğu "Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesi" bir eylem gerçekleştirdi.

Saat 16:30'da Kolej Meydanı'nda toplanan kitle,"Darbecilerin, Sömürücülerin, Şovenistlerin, Faşistlerin, Sermayenin Referandum Oyununu Bozuyoruz! Sandığa Gitmiyoruz Boykot Ediyoruz! yazılı pankartın ardı sıra, yolu kapatıp Sakarya Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmeye başladı. Bu esnada emniyet amiri, yürüyüş ve eylemde kendilerinin muhatap alınmadığını, üstüne üstlük bir de yolun kapatıldığı gerekçesiyle kitlenin önüne polis barikatı kurdurdu. Yaşanan tartışmanın ardından yolu kapatan ve Sakarya Meydanı'na yürüyüşe geçen kitle Ziya Gökalp caddesi boyunca yürüdü ve Bayındır Sokak istikametinden Sakarya Meydanı'na giriş yaptı. Yürüyüş boyunca "Oyuna Gelme Sandığa Gitme!", "Eşitlik, Kardeşlik, Kürt Ulusuna Özgürlük!", "Katil Devlet Hesap Verecek!", "Eşitlik, Özgürlük. Kardeşlik İçin Boykot!" sloganları eşliğinde alana giren kitleyi, meydanda Koma Azad karşıladı.

Konser vermeye başlayan Koma Azad'a polis müdahale etti ve elektrikleri kesti. Yaşanan tartışma sonucu konserine devam eden Koma Azad'a kitle, halayları ve zılgıtlarıyla eşlik etti. Halayların ardından tertip komitesi temsilcisi etkinlik planını açıkladı ve ortak basın metninin Kürtçe ve Türkçe okunmasının ardından Temel Demirer'in ve Akın Birdal'ın birer konuşma yapacağını belirtti. Ara ara atılan sloganların ardından ortak basın metni okundu. Metnin okunmasının ardında araştırmacı-yazar Temel Demirer şunlara değindi:

"Bugün Hayır ve Evet diyenler Kürtlere karşı aynı tavır içinde değiller mi? Onlar emekçilerin sömürülmesi için parlamentoda bir olmuyorlar mı? Neyin referandumunu yapıyorlar?(...)AKP 12 Eylül'ü kaldıracağım diyor. Yalan! Bu Tayyip'e mi kaldı? Fetocular 12 Eylül darbesiyle devrimciler, yurtseverler katledilirken methiyeler düzüyorlardı. O zaman da Tayyip top oynuyordu top. 12 Eylül'ü bu mu kaldıracak?(...)Yetmez ama evet deseniz de, evet deseniz de siz, AKP'ye, işbirlikçi sermayeye ve ABD emperyalizmine evet diyorsunuz. Kimse bizden, işçilerden, devrimcilerden, Kürtlerden başkasına inanmamızı beklemesin. Biz bunların oyununa inanmıyoruz. Tayyip 12 Eylül'le hesaplaşıyormuş. Daha dün TEKEL işçilerine bu meydanlarda neler yapıldı? Bunu kim yaptı?(...)Ya hayır diyenler. Onlar 12 Eylül anayasasının değiştiriliyor oluşuna hayır diyorlar. Biz hayıra da inanmıyoruz. Biz halkın yapacağı bir anayasa istiyoruz. Olanlar bir oyun ve biz bu oyuna gelmiyoruz. Biz ne ehven-i şeri seçiyoruz ne de şeri seçiyoruz. Biz alayına isyan diyoruz. Biz yeni bir dünya, eşitliğin, özgürlüğün dünyasını istiyoruz. Sandığa gitmiyoruz. Alın sandığınızı başınıza çalın. Biz sandığa gitmiyoruz" dedi.

Demirer'in ardından sözü Akın Birdal aldı ve şunlara değindi:

"Evet ve Hayıra mecbur kalmayıp itirazıyla yeni bir seçenek yaratanlara bin selam. Faşist 12 Eylül Darbe Anayasası bugüne değin 16 kez değiştirildi. Ne değişti? Bugüne kadarki değişiklikler halkın beklentisini karşıladı mı? Hayır. Ve size sormuyorlar, Kürtlere, emekçilere, kadınlara, gençlere ve tüm ötekileştirilenlere sormuyorlar, nasıl bir anayasa istiyorsunuz diye.(...) Dün Diyarbakır'da devşire devşire, erteleye erteleye on bir bin kişiyle miting yaptı AKP. Bugün Amed'de yüz bin kişi var alana sığmıyor.(...) Devrimci 78liler Federasyonu Denizlerin, Necdet Adalı'nın, Erdal Eren'in, idam sehpasını sembolik olarak sergiliyorlar. Aslında birkaç gün önce Ulucanlar'daki asıl darağacını getireceklermiş ama son anda belediye başkanı vazgeçmiş. Eğer AKP 12 Eylül'le hesaplaşacaksa buna izin versin. 30 yıl önceki idamlar için Emine Erdoğan da, Tayyip Erdoğan da ağlıyor. Peki iki ay önce Muğla'da katledilen Şerzan Kurt'u kim öldürdü? Önceki yıl Dicle Üniversitesi'nde öldürülen Aydın Erdem'i kim öldürdü? Bakın yine dün kışlada bir askerin intihar ettiği haberi geldi sözde. Eskiden karakollarda işkencelerde ölenler için intihar etti denilirdi şimdi kışlalarda Kürt askerler öldürülüyor, intihar etti diyorlar. Sorduk başbakana terhisleri gelmiş Kürt askerler niye ölüyor diye, Milli Savunma Bakanlığı imzalı cevap geldi, devlet sırrıdır açıklanamaz diye.(...) Diyarbakır cezaevinin, Kürt devrimcilerine, yurtseverlerine zorla Türkçe öğretilen insanlık utancının simgesi cezaevinin, yıkılıp yerine Türkçe öğretilen eğitim tesislerinin kurulacağı söyleniyor. Madem demokratsın, sor bakalım Amed halkına Diyarbakır Cezaevi ne olsun istiyorsun diye, bırak halk karar versin müze mi olacak eğitim tesisi mi?(...) Biz buna razı olmuyoruz. Bu oyunu bu yalanı bozacağız. 13 Eylül'de ola ki yüzde 2-3 farkla evet çıktı, halklarımız özelleştirmelere, sendikasızlaştırılmalara razı olmuş demektir. Devrim için, sosyalizm için yola çıktığımız ve şu an hayır diyen arkadaşlara ne demeli? Siz CHP ve MHP ile yanyana duruyorsunuz, buna ne demeli?(...) Bakın 12 Eylül'e bir hafta var, gelin boykot irademizi ortaya koyalım. Bizi yok sayanlara biz de boykot diyelim. Bırakın devrimciliği sosyalistliği, vicdanı olanlar boykot eder, etmelidir. Biz ne hayıra ne de evete eklemleniyoruz, biz halklarımızın onuruyla boykot ediyoruz. Boykot Boykot Boykot!" dedi.

Birdal'ın konuşmasının ardından kitle sloganlar ve halaylarla etkinliği sürdürdü, saat 19:00 sularında eylem sona erdi.

Mücadele Birliği - Ankara