Avrupa Demokrat Avukatlar (AED ) öncülüğünde 24 Ocak günü Tehlikedeki Avukatlar Günü olarak belirlenmiş ve ilk kez 2010 yılında İran’daki avukatlar için bir girişim başlatılmıştı. Bu yıl ise Tehlikedeki Avukatlar Günü, siyasal nedenlerle tutuklanan ve mesleki faaliyetlerini yerine getirmeleri engellenen Türkiye’deki avukatlara ithaf edildi.
Avrupa Demokrat Avukatlar (AED), Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) ve Avrupa Barosu İnsan Hakları Enstitüsü (IDHAE) öncülüğünde tüm Avrupa ülkelerindeki avukatların 24 Ocak 2012 tarihinde Türkiye Büyükelçilikleri ve konsoloslukları önünde cübbeleriyle yapacakları protesto gösterileri ile eş zamanlı olarak ÇHD İzmir Şubesi tarafından da (diğer ÇHD Şubeleri ile aynı zamanda) meslektaşlarına ve genel olarak savunmaya yönelik saldırıları protesto etmek için 24 Ocak günü saat 12.30'da İzmir Bayraklı Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.
ÇHD İzmir Şubesi adına Şube üyesi ve Genel Merkez YK üyesi Ulaş Culduz tarafından okunan “Bugün 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü'nde Avrupa’nın Birçok Merkezindeki Meslektaşlarımızla Birlikte; Tutuklu Avukatlara Özgürlük İçin Haykırıyoruz” başlıklı basın açıklamasında:
“İki ayı aşkın süredir, halkın yargı faaliyetinde dili, sesi olan 36 meslektaşımız cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Daha önceki KCK soruşturmaları nedeniyle uzun süredir tutuklu olan avukatlarla birlikte 40 avukat özgürlüğünden yoksun. Ortada hukuk aklı ve hukuk mantığına, hukuk ilkelerine uygun bir tek ciddi gerekçe yok! Sadece ve sadece Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerine; Abdullah Öcalan’la yıllardır devletin her türlü denetimi altında görüşme yapan ve Kürtlerin davalarına bakan avukatları hedef gösteren Başbakan’ın siyasi talimatları var.
(...)Unutulmamalıdır ve tarih göstermiştir ki, tüm diktatörlüklerin her zaman varlığından korktukları savunma hakkı ve mesleği gün gelmiş kendilerine de gerek olmuştur.
Bu saldırı özelde Kürt kimliklerinden dolayı Öcalan’ın avukatlarını hedef almış olsa da, genelde tüm avukat camiasına, savunma mesleği ve örgütlerine yönelik saldırıdır. Hukuk tarihi, bu saldırı karşısında sessiz kalan Baro yönetimlerini affetmeyecektir. Bu saldırı aynı zamanda Kürt sorununun demokratik çözümüne, özgürlükçü bir Anayasa yapımına, dillerin ve halkların barış içinde hak eşitliğiyle birlikte yaşama mücadelelerine de indirilmiş bir darbedir.
Bugün dünyadaki tüm demokrat, özgürlükçü; savunma mesleğinin özgürlük ve bağımsızlığından yana tüm meslektaşlarımızla birlikte haykırıyor ve diyoruz ki;
Tutuklu Meslektaşlarımız Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Kapatılmalı – TMK Kaldırılmalıdır!
Savunmanın Bağımsızlığına Ve Özgürlüğüne Yönelik Baskılar Son Bulmalıdır” dedi.
Basın açıklamasının okunmasının ardından eylem sona erdi.
Mücadele Birliği /İzmir










