Cuma, Nis 25th

GüncellemePrş, 24 Nis 2014 5pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Mücadele Birliği | Makaleler

Yazarlarımızın makaleleri ve çeviriler

Haziran’dan Eylül’e

 Olayların yaz ayları boyu gelişimi ve başlayan ayaklanmanın çeşitli eylemlerle devam etmesi, yeni bir ayaklanmanın gelişini haber veriyordu. Yeni bir olay, bir sorun mücadeleyi bir ayaklanma boyutuna çıkarabilirdi. Öyle de oldu. ODTÜ eylemleri yeni bir dalgayı tetikledi.

 Ahmet Atakan’ın Hatay’da devlet tarafından öldürülmesi, ODTÜ’den geçen yol protestosuyla genişleyen eylemleri yeni bir ayaklanma düzeyine çıkardı. Böylece Eylül Ayaklanması başlamış oldu.

İşçi Sınıfının Devrime Ve Halka Önderlik Etmesi

 Ayaklanma yeni siyasal koşullar doğurdu. Yeni siyasal koşullar başlamamış gibi yeni bir tarihsel dönem açılmamış gibi davranamayız. Değişen politik durum, yeni görevler, yeni sorumluluklar getirmiştir.

 Eski toplumsal sistemin ve onun siyasal sisteminin ne kadar kof duruma geldiği, ne denli çürümüş olduğu, her türlü çağdaş gelişme önünde sökülüp atılması gereken bir ayakbağı olduğu iyice açığa çıkmıştır. Bu ayaklanmanın devrimci sonuçlarından biridir ve denebilir ki, en önemli sonucudur. Kitleler, eski politik yapıyı yıkma, onun yerine kendi tarzında, kendi gereksinimlerini ve çıkarlarını karşılayacak yeni bir politik yapı kurma ve devrimci politik yapıya dayanarak, güncel toplumun ayak bağlarından kurtulma ve insanca bir gelecek kurma yönünde arzularını ortaya koymuş oluyorlar.

Devrimci Kavganın Tarihsel Sonuçları

 İşçi sınıfının, eski toplumsal sisteme yönelik devrimci eleştirisi, köklü kopuşu hedefleyen radikal eylemleri, toplumu derinden sarsar, insanların gözünü açar ve geriye dönmemek üzere harekete geçirir. Toplumda yeni bir hava esmeye başlar. Yeni bir heyecan ve sınırsız bir coşkunluk patlar. Süreç ne denli sert, şiddetli ve sancılı geçse de, bugünkü toplum, yeni topluma dönüştürülecektir. Tüm kavga bunun içindir.

Koşullar Daha Uygun

 Halk ayaklanması bir devrimle sonuçlanmamışsa da devrimin gerçekleşmesi için daha uygun bir durum yaratmıştır. Yolumuz üzerindeki birçok engel, pürüz ve güçlük aşılmış, hedef çok daha yakınlaşmıştır. Devrimci hedeflerimiz yönünde ilerlerken, şimdi daha birikimli, daha güçlü ve verilen mücadelelerden pratik sonuçlar çıkararak davranıyoruz.

Ayaklanma Üzerine Notlar – IV

 83-Proletarya ve tüm ezilen sınıflara karşı, burjuva devleti sürekli güçlendirmek ve yetkinleştirmek, modern kapitalist toplumun en önemli ve en temel olgularından biridir. Devlet, kapitalistlerin emekçileri baskı altında tutmanın bir aracıdır. Görevi kapitalist özel mülkiyeti ve zenginliği korumaktır. Bu zenginlik ki, başkalarının emeğinin sömürülmesine yani ücretli emeğe dayanıyor. Zenginliği, toplumu kendi mülkiyetini elde etme biçiminin boyunduruğu altına sokarak güven altına alır.

Devrimin Nesnel Ve Öznel Koşulları

 31 Mayıs’ta bu topraklarda yeni bir tarihsel dönem açıldı. Ezilen sınıfların, kendi tarihlerini, bilinçlice yapmak için, tarih yapıcıları olarak hareket ettikleri, devrimci halk ayaklanmasını gerçekleştirdikleri, yeni bir geleceğe açılan bir dönem.

 Tekelci sermaye ve devlet iktidarı, doğmuş olan yeni ortamın bir devrimle sonuçlanmaması için kendince önlemler alıyor.

AYAKLANMA ÜZERİNE NOTLAR – III

 61- Burjuvazinin ve siyasi iktidarın halka karşı yaptığı büyük güç gösterileri egemenlerin gücünü değil, emekçi halkın gücünü gösteriyor. İktidarın gösteri yapan insanlara karşı büyük bir güç kullanması ve bu gücü arttıracağını açıklaması, gerçekte halktan, halkın gücünden ne denli korktuklarının somut kanıtıdır. Onlar, halkın cehaletinden, çabuk aldanma özelliğinden değil, zekâsından, zekice eleştirilerinden, içinde olduğu kölelik ve sömürü koşullarını sorgulamasından, devrimci eğiliminden ve politik yöneliminden, güçlerinin devlete karşı birleştirmesinden, devrimci bir gücü oluşturmasından korkuyorlar.

Siyasi Savaşım Ve Devrim

 Siyasi mücadele, bir sınıfın, diğerine karşı mücadelesidir. Siyasi mücadele iktidar etrafında odaklanır. Sınıfların arasındaki ilişkiler, sınıf ilişkileri olarak siyasi ilişki biçimini alır. İnsanlar arasındaki ekonomik ilişkiler gereği, siyasi karakter kazanır. Ekonomik ilişkilerin niteliği değişince, insanlar arasındaki ilişkileri siyasi ilişki olmaktan çıkar.

AYAKLANMA ÜZERİNE NOTLAR – II

 39- Bizde olan “olaysız tarih” değil, yani olaylar bakımından durgun, çorak, yoksul bir tarih olmayıp, olaylar temelinde, hem de son derece zengin ve yoğun olaylar temelinde oluşan bir tarihi gelişmedir. Halkın eylemleriyle ilerleyen tarih.

Yenİ İnsan

KISA TARİH