Bırakın yakınmayı, olan oldu yoldaşlar.

Gözyaşı bozar safları gem vurur dövüşene.

Bayraklar elden ele...

Şimdi Gerilla Olma Zamanı

Şimdi sıra bizde… gerillalarda.

Onun bıraktığı bayrağı devralacak yeni leninist gerillalarda.

O bize mücadelenin en zor, en heybetli yolunu, gerilla saflarını miras olarak bıraktı. Bunu yaparken gözü arkada değildi. Onun bayrağını taşıyacak yoldaşları vardı.

Öndeydi, hep en öndeydi.

Nerede devrimci bir eylem varsa orada Taylan vardı. Nerede bir yeni girişim varsa, planlayıcısı yine Taylan’dı. Taylan ya bir yol bulan ya da bir yol açandı. Yoldaşlara yol açan, onlara yol gösteren durumdaydı. Taylan Gazi mahallesinin sokaklarından, varoşlardan çıktı geldi. Afrin'de dağları, tepeleri arşınladı. Hiçbir şey durduramadı onu. Zorlu hedeflere kilitlendi. Leninist iradesiyle üstesinden geldi her şeyin. Biliyordu, ilerleme ancak zorlu koşulların aşılmasından doğardı. Zorlanma varsa ilerleme vardı…

Devrime koşuyordu Taylan. Devrim adeta çekiyordu onu. Taylansız olamazdı. O topraklara ayak basmalıydı, kokusunu içine çekmeliydi devrim topraklarının. Ve ilk adımı atanlardan oldu. Arkasına bile bakmadı, gerisinde bıraktıklarına aldırmadı, ölüm kaygısı gütmedi, sevdasına aldırmadı, çünkü öne çıkmak bunu gerektirirdi. Böyle koşar adım atıldı işte devrim topraklarına doğru Taylan. O bu topraklarda devrimi yaşadı. İlk önce kendisinden başlayarak, değiştirdi her şeyi.

Cesaret edilemeyenlere cesaret etti, yapılamaz denilenleri gerçeğe dönüştürdü. Dikenli yollardan geçti yaralandı kan revan içinde kaldı bazen ama hiç düşmedi hep dimdik ayaktaydı. Arkasına bakmadı hiç. Geride kalan, düzende kalmıştı. Pembe dünyalarda büyütülen çürütücü korkuları küçümsedi hep, hiç kaale almadı! Uzun ve kapışmalarla dolu bir yolculuktu bu ve her daim güçlü kalmak gerekliydi. Bunun için hep daha ileriyi adımladı Taylan.

Bazen hiç hesapsız öne atılmış öncüydü Taylan, bazen derin ve bilge bir sabır. Bazen yarayı deşip cerahati akıtırken aynı zamanda ete saplanan bir bıçak ucu gibiydi eleştirileri ama gerektiğinde koruyan kollayan yoldaşına kendini siper edendi Taylan.     

Ve bu yolculuğunda kazananlardandı Taylan. İlk kavgayı vermekle yetinmedi ama. İlk zaferini kendisine karşı kazandıktan sonra serüveninin dümenini ileriye, hep daha ileriye kırdı. Taylan Demircioğlu olmak için verdiği mücadele parti için verdiği mücadele idi. Bunun için öne çıktı tüm benliği ile, eskiyi yıktı yerine yeniyi yarattı. Leninist yürüyüşü şahlandırmak için atıldı öne.

Taylan yoldaşları için eylem üstüne eylem planlayan, bunları hayata geçiren, pratiği ile Sinan yoldaşın intikamını alan “Leninist Komutan” oldu. Taylan’ın defterinden çıkan eylem planı listesi, onun hedefleri, onun yoldaşına duyduğu özlem ve bağlılıktan geliyordu. O çok güzel anlatımını “Bu öyle bir yolculuk ki; ilk kavganız kendinizle, ilk kavganız kendinize karşıdır. Orada kazanamayanların bu serüvende adı pek geçmez” Sinan yoldaşın ölümsüzleşmesinden sonra, en duru, en yalın duygularla yazmıştı. O bu derin cümleyi yazarken, Afrin’de Sinan yoldaşın intikamı için savaşıyordu. Taylan söz olsun diye yazmamıştı, küçük burjuva hevesle günlük tutmamıştı. O hedeflerini, duygularını yansıtan bir belge bırakmak istedi geleceğe. Çünkü Taylan konuşan değildi, uygulayandı. Pratiğini teoriyle harmanlayan, teoride kalmayandı. Sözcüklere anlam katandı Taylan.

Taylan sözcüklere anlam katmak için pratiği ile konuşandı. En önde olabilmek için verdiği mücadelede, Taksim'den Rojava'ya kadar hep dövüşerek öne çıktı. Eylem planladı ve uyguladı. Taksim'e çıkış planları kurdu, çıktı. Afrin'de düşmana eylem planladı. Vurdu.

Afrin savaşı başlamıştı. Taylan Demircioğlu'nun karşısında T.C ve çeteleri vardı. Günler, aylara devrilmişti artık. Düşman Afrin'i işgal için saldırırken Sinan'ı koparıp almıştı Taylan'dan. Rimelayn'ın Tirko'sunu kaybetmişti. Sinan'ın intikamı alınacak, Afrin'in işgaline karşı direnişi büyütecekti. . Tek düşüncesi vardı düşmana darbe vurmak.

Taylan işte bu duygularla savaşıyordu. Bu duygularla eylem planlıyordu. Hedefini belirledi Taylan, yanında mücadele yoldaşı ile. Kilitlendiler, odaklandılar. Her şeyleri hazırdı. Üç, iki, bir ve ateşlendi füze. Vurdu tarihi darbesini ölümsüz komutan ve ölümsüz bir imza attı tarihe…

Taylan'ın Sinan'la birlikte yeniden can verdiği savaşçı gelenek, yeni leninist gerillalarla güçlenecek.

Sözle değil, devrimi yaratacak pratik ile koyacak kendisini ortaya.

Taylan gerisinde bıraktığı “Taylan Kuşağı”nı bunun için yarattı. Şimdi o kuşak gerillalaşacak. Yoldaşlarının düşlerine sahip çıkacak.

Evet o bizim Sverdlovumuzdu, o bizim can yoldaşımızdı, o bizim dostumuzdu, sevgilimizdi, ama her şeyden öte, o “Savaşçımız”, O KOMUTANIMIZDI...

Bir LGB’li

 

Not: http://leninist.net/index.php/tr/84-taylan-bilge-savasci-komutan sitesinden alınarak yayınlanmıştır