
19-22 Aralık zindan savaşlarının üzerinden 25. yıl geçti. 20 cezaevine eş zamanlı düzenlenen saldırılarda aralarında Murat Ördekçi’nin de olduğu 28 devrimci tutsak katledildi, yüzlercesi sakat bırakıldı.
Bu katliam saldırısı, faşist devletin o dönemki en yetkili ağzı tarafından "Hayata Dönüş" olarak isimlendirilmişti. “İçeriyi susturmadan, dışarıyı susturamayız” diyerek, emperyalist efendilerinden aldıkları destek ile kimyasal silahlar dahil en ağır silahlar hatta ağır iş makineleri kullanılarak gerçekleşen katliamda, faşist devlet 4 gün boyunca devrimci tutsakları teslim alamadı. Bedenlerini, yüreklerini ve devrimci iradelerini ortaya koyarak eşitsiz bir savaşa girişenlerin haklı davası tarihe kazındı.
Bu katliama ait hiçbir soruşturmadan ceza çıkmadığı gibi, devam eden son Bayrampaşa katliamı davası da zaman aşımına uğratılarak sümen altı edildi. Katliamın ardından yıllara yayılan ölüm oruçları ve emekçi semtlerde, sokaklarda süren mücadele ile tutsaklar bu savaşın kazananı oldu. Aysun Bozdoğan ve Sibel Sürücü’nün de aralarında olduğu 122 devrimci, bu Ölüm Orucu eyleminde ölümsüzleşti. 19 Aralık Katliamı ve devamındaki Ölüm Orucu eylemi, faşizmin devrimcilere diz çöktüremeyeceğini Türkiye Kürdistan işçi sınıfına ve emekçilere ilan etmiş oldu.
F Tipi saldırısının üzerinden on yıllar geçmiş olsa da, hemen her gün zindanlardan yeni bir hak gaspı, işkence haberi duyuyoruz. Zindanlarda tedavisi engellenen hasta tutsaklar, onlarca yıl zindanda tutsak kalmış tutsakların infazlarının yakılması, keyfi disiplin cezaları, baskınlar, saldırılar, kitap ve yayın yasakları, ölümler zindanların bir gerçekliği olarak karşımıza çıkıyor.
F tipleri ile teslim alamadıkları devrimci tutsakları, “yeni tip” diye adlandırdıkları (YGC, Y, S Tipi) toplum genelinde kuyu tipi hücrelerle teslim almaya çalışıyorlar. Faşizmin bu yeni saldırısı mutlak tecride dayanan, tutsakların güneşi dahi göremediği, havalandırmaya sadece bir saat çıkabildiği, hücrelerde tek tutulduğu hem diğer tutsaklardan, hem de toplumdan izole edildiği bir mimariye sahip. Bu yeni saldırılara karşı birçok kuyu tipi hapishanede tutsaklar açlık grevi ve fiili eylemler biçiminde direniyorlar.
Tarih boyunca devrimci fikirler ne zaman maddi bir güce dönüşse, bu görüşleri benimseyen toplumun öncüleri egemen güçler tarafından toplumdan tecrit edilmeye, hapsedilmeye çalışılmıştır. Bundan bin yıl önce toplumların öncülerini kalelerin dibindeki zindanlara atıyorlardı, bugün de yeni tip dedikleri kuyu tipi zindanların dibine atmaya çalışıyorlar. Ama nafile, devrimci fikirlerin vakti gelmişse, onun ileriye yürüyüşünü kimse durduramaz. Sermaye sınıfının ve onun zor aygıtının 100 yılı aşkın süredir yenemediği de budur. Sıçramalı biçimde 80’lerin sonlarından bugünlere gelişen devrimci iç savaşta zindanlar mimari, teknik, idari olarak geliştirilse de, bütün bir toplumu ve işçi sınıfının, Kürt halkının öncülerini teslim alamadı. Tutsakların özgürlüğü sorunu geçmişte olduğu gibi bugün de faşizmin yıkılması, halk iktidarının kurulması ile çözülecektir.
Yıkılmakta olan emperyalist kapitalist sistem, dünyanın her yerinde ayaklanmalarla, isyanlarla sarsılıyor. Yaşadığımız topraklar Gezi’den 19 Mart’a geçen 12 yıllık sürede onlarca grev, isyan ve halk ayaklanmaları ile sarsıldı. Emekçi haklara baskı, kan, gözyaşı dışında hiçbir şey sunamayan, gençliğe geleceksizlik ve çürüme dışında hiçbir şey vaat etmeyen, işçi sınıfına açlık ve sömürü dışında hiçbir şey sunmayan, kadınları ezilenin ezileni konumuna iten emperyalist kapitalist dünya yıkılmaya mahkumdur.
19-22 Aralık'tan kuyu tiplerine devrimci tutsaklar, zindanlarda mücadele etmeye devam ediyor. Bugün bütün bir toplumu tecrit altına almak, kuyu tipi hapishaneler saldırıları ile yıldırmak isteyen faşizme karşı tutsakların sesi olmak, onların mücadelesini dışarıya taşımak bizlerin görevidir. Şimdi sermaye egemenliğine ve faşizme karşı devrimci tutsaklarla eyleme dayalı köprüler kurma, onlara yönelen saldırıları boşa düşürme ve kavgayı yükseltme zamanıdır!
Devrimci Tutsaklar Teslim Alınamaz!
19-22 Aralık Katliamının Hesabı Sorulacak!
Zindanlar Yıkılsın Tutsaklara Özgürlük!
Kuyu Tipleri Kapatılsın!
MÜCADELE BİRLİĞİ PLATFORMU
19.12.2025