İstanbul Emek Barış Ve Demokrasi Güçleri, İsrail Konsolosluğu önünde basın açıklaması yaparak, İran halkının yanında olduklarını vurguladı. "Ortadoğu’nun kaderi savaş uçaklarıyla değil, halkların ortak mücadelesiyle belirlenmiştir, Emperyalist...
! Polyak Madencilik'te hileli satışla maden ocağını alan Çinli.şitket Qitaihe'nin işçilerin maaşlarını ödememesi üzerine işçiler iş bırakmıştı. Bağımsız Maden İş Sendikası, 20 Şubat'tan bu yana direnişte olan Polyak Maden işçilerinin...
8 Mart 1857’de ABD, New York’ta dokuma işçisi 40 bin kadın, işçi daha iyi çalışma koşulları talebiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Grevci işçiler, 16 saatlik iş gününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerin yükseltilmesini istiyordu....
Dardanel fabrikasında küçülme bahanesiyle işten çıkarılan işçiler tazminat haklarının ödenmesi için fabrika önünde eylemde.
Rusya Sol Vatansever Güçler Konseyi, dünyada emperyalist devletlerin saldırganlığında gelişen saldırılara ve çatışmalara yönelik bir çağrı yayınladı. Rusya Sol Vatansever Güçler Konseyi'nin çağrısı şöyle:
Şık Makas işçileri direnişlerinin 150. gününde (4 Mart) Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı.
8 Mart Kadın Platformu Fatma Nur ve kızı Hifa İkra için Zeynburnu'nda eylem yaptı. Bu davanın “intihar” denilerek karartılmasına izin vermeyeceklerini belirten kadınlar "O karanlık vakıf ağlarından, o koltuklarda oturup görevini yapmayan kamu...
Meksika’da narko kartelin elebaşı devlet tarafından öldürüldü, kartelin çeteleri ülkeyi yangın yerine çevirdi. Okullar kapatıldı, toplu taşıma durduruldu, uçuşlar iptal edildi.
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlendiği ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale...
Tüm İş Konfederasyonu yazılı açıklama ile emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in, bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikalarının son hedefi olan İran’a yönelik başlattığı saldırılara tepki göstererek "İran halkı ve işçilerinin yanındayız"...
İSİG Meclisi'nim yayınladığı rapora göre maden iş kolunda 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda 1267 işçi hayatını kaybetti.
Polyak Maden işçileri, 2 aydır ödenmeyen maaşları ve diğer alacaklarının ödenmemesi halinde ocağa el koyarak işletecekkerini duyurmuştu. Maden ocağı önüne barikat kuran jandarma işçilere biber gazı ve tazyikli su ile saldırdı. İşçiler geri adım...
Karakas’ta El Panal Komünü’ne bağlı Alexis Vive Vatansever Güçleri, emperyalizmin İran’a saldırısına karşı bir açıklama yayınladı, “Bu vahşi saldırı, münferit bir olay değil; boyun eğmeyi reddeden ve yağma ile sömürgeci tahakküme karşı...
"İşbirlikçiyi Yık NATO’yu Dağıt" Kampanya Grubu, 1 Mart Pazar günü İstanbul, İzmir ve Eskişehir’de yaptıkları eylemlerle “İşbirlikçiyi Yık, NATO’yu Dağıt!” dediler.
Kore Cumhuriyeti’nde (Güney Kore) Halk Demokrasi Partisi (PDP) Sözcü Ofisi, 28 Şubat günü, İran’a yönelik saldırılara karşı bir basın açıklaması yaptı ve “ABD Emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi İran'a Karşı Saldırılarını Derhal Durdurmalıdır!”...


Kana susayan, gözü dönmüş ABD emperyalizmi ve yanında küçük bir fino köpeği gibi dolaştırdığı siyonist İsrail'in İran'a karşı başlattıkları savaş sürüyor.

“Muhalefet” adı verilen güçleri, parti ve örgütleri bir araya getirmek, hepsini “tek adam rejimi”ne karşı birleştirmek ve böylece oluşacak güçlü odakla “tek adam rejimi”ne son vermek, sosyalist, devrimci geçinen çoğu çevrenin güncel politikalarının temel eksenidir.

Var mı diye sorulabilir. Denizdeki saman çöpü kadar önemi yok dense yeridir. Konuyu ele almamızın nedeni, konunun içeriği değil, sosyal reformistlerin, liberallerin ve düşünmeden bu çevrelerin söylediklerini benimseyen oportünistlerin bu mesele etrafında kopardıkları gürültüdür.

Geçtiğimiz hafta, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bir söyleşide dile getirdiği ifadeler, gündeme damgasını vurdu. Hakan Fidan, elbette Türkiye ve dinci faşist iktidar adına, tam bir zafer sarhoşluğu içinde olduğunu gösteren şu ifadeleri kullandı:

ABD “Kürtlere” yani Kürt halkına ihanet mi etti? Bir bakıma evet, tam da bunu yaptı. Genel kanı da bu yönde. ABD'nin “Kürtlere bir devlet kurduracağı; bunun için Suriye'yi, Türkiye'yi ve hatta, gücü yeterse İran'ı parçalayacağı; Irak'ı ise zaten parçalamaya başladığı” düşüncesi, sosyal şoven çevreler tarafından yıllardır yayılıyor.

Haftalardır bütün dünya “ABD İran'ı vuracak mı” diye merak ve endişe içinde bekliyor. ABD emperyalizminin sınırsız saldırganlığını ve sıradan bir hayduttan farkı kalmadığını artık herkes görüyor ve kabul ediyor.

Tekelci kapitalist düzenin ve ona bugün denk gelen siyasal biçimin burjuva toplumda yol açtığı çürüme, insanın dudaklarını uçuklatacak cinsten.

Halep düştü; güya “uluslararası koalisyon” güçlerinin yani emperyalist devletlerinin temsilcilerinin gözetiminde SDG güçlerinin çekilmesi için anlaşma yapıldı, ama yine de dinci faşist çeteler durmuyor. Saldırılar, daha doğrusu savaş cephesi genişletildi. Deyr Hafir'den sonra Tabka, Tişrin Barajı ve başka ilçelere yayıldı. Son haberlere göre dinci faşist çeteler Rakka ilinin bazı köylerine girmeye başlamışlar.