< Sinemacıları Hizaya Sinemacıları Hizaya Çekmeye Çalışan Sansürcü Siyaset Protesto Edildi

Bağımsız Sinemacılar, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmine yapım desteğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından faiziyle geri alınmasını Tünel Meydanı'nda protesto etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddederek film için verdiği yapım desteğini faizi ile geri istedi. Bağımsız Sinemacılar, bunun sansür olduğunu belirterek Tünel Meydanı'nda protesto etti.

 

"Başvuru Reddedildi Verilen Destek Faiziyle Geri Alındı"

Tünel Meydanında "Kamu Desteği Sansür Aracı Yapılamaz" yazılı pankart açılan eylemde yapılan açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmini “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddedildiğini, ayrıca film için vermiş olduğu yapım desteğini de faizi ile geri alındığına dikkat çekildi.

 

"Asıl Neden Belgeselin Politik Olması Kültür Bakanlığı'nın Tahribatının Eleştirilmesi"

Bakanlık tarafından iletilen resmi evrakta karara gerekçe olarak her ne kadar bu şartlar öne sürülse de yönetmenin yetkililerle yaptığı sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı hedef alan eleştiriler içermesi nedeniyle kabul edilmediğinin dile getirildiği aktarılan açıklamada, resmi yazılı gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği vurgulandı.

 

"Sinemacıları Hizaya Çekmeye Çalışan Sansürcü Siyaset"

Yaşanan olayın Bakanlığın yasakçı/sansürcü politikalarının ilk örneği olmadığı ifade edilerek, sınıflandırma yoluyla gösterim imkânlarının kısıtlanması ve açıkça gösterim yasaklarının yıllardır uygulandığı ifade edilen açıklamada "Son yıllarda birbiri ardına Rojbash, Kanun Hükmü, ve Oy'una Geldik filmlerine getirilen yasaklamalar sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleridir" denildi.

 

"Proje Değerlendirme Süreçlerinde Tarafsızlık Şüphesi, Gerekçelerde Uyuşmazlık Var"

Bingöl Elmas’ın yaşadığı projenin reddedilmesinde yazılı ve sözlü gerekçelerin farklılığı ve bazı iddialar ve şüpheler bulunduğu ifade edilen açıklamada proje süreçlerine sorunlar şöyle dile getirildi:

"* Tarafsızlık şüphelerinin bulunması ve politik gerekçelerle “kara listeye alınmış” sinemacıların Sinema Destekleme Kurulu'ndaki meslek birliği üyelerine söz hakkı tanınmaksızın değerlendirme dışı bırakıldıkları iddialarının bulunması,

* Destek mekanizmasıyla ilgili bazı sorunları da görünür kılan resmi gerekçelerle asıl gerekçelerin uyuşmazlığı,

* Değerlendirme kriterlerinin ve yönteminin keyfiliği, kurulların şeffaflıktan yoksun oluşu."

"Bu Olayın Sansür Mekanizmalarının Kamusal Olarak Tartışmaya Vesile Olmasını Temenni Ediyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını işlettiğine işaret edilen açıklamada Bingöl Elmas'ın "Şiirli Odanın İzinde" belgeselinin kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını temenni edildiği belirtildi.

 

"Desteği Faiziyle Geri İstemek Sistematik Gözdağı Ve Cezalandırma Yöntemine Dönüştü"

Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra "politik gerekçelerle" faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğüne dikkat çekildi.

 

"Kamu Kaynaklarıyla Sağlanan Destekler Siyasi İktidarların Bir Lütfu Değildir"

Düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir hak olduğu, bunu korumak ve güvence altına almanın devlet kurumlarının görev ve sorumluluğu olduğu ifade edilen açıklamada "Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatması sanatın özüne aykırıdır. Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema destekleri iktidarların ya da bürokratların kişisel veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf değildir. Belgesel sinema toplumsal olayları, kamusal politikaları ve kamu kurumlarının uygulamalarını özgün ve eleştirel bakış açılarıyla ele alabilir" denildi.

 

"Profesyonel İhtiyaçlar Ve Zorunluluklar Gözetilerek Hakkaniyetli Olunmalı"

Çekim süreçlerinin bütünüyle öngörülebilir olmadığını filmin senaryosunun başvuru dosyasındaki senaryodan farklılık gösterebileceğini ve birebir aynı kalması beklenemeyeceği gerçekliğine işaret edilen açıklamada "Destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; profesyonel ihtiyaçları ve zorunlulukları gözetmesi, her anlamda hakkaniyetli olması beklenir" denilerek bu durumun hem sanatçıların sanatsal özgürlüğüne ilişkin yasal güvence, hem de kamu idaresinin ciddiyetine duyulan güven açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Bağımsız Sinemacılar Bingöl Elmas'ın belgeselinin reddedilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'na şu soruları yöneltti:

- Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?

- Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul kimlerden oluşuyor; belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?

- Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?"

- Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?

 

"Bakanlığı Sansürü Geri Çekmeye, Mağduriyeti Gidermeye Davet Ediyoruz"

Bağımsız Sinemacılar, Kültür ve Turizm Bakanlığını; bu soruları cevaplamaya ve genel olarak sanatsal üretime ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü sansür kararını geri çekmeye ve sinemacıların mağduriyetlerini gidermeye davet etti.

 

"Sinemayı Sansür Ve Finansal Baskı Kıskacına Teslim Etmeyeceğiz"

Bağımsız Sinemacılar, filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarının yanında olduklarını, sinemayı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceklerin vurgulayarak eylemi sonlandırdı.

Çalışan Sansürcü Siyaset Protesto Edildi

 

Bağımsız Sinemacılar, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmine yapım desteğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından faiziyle geri alınmasını Tünel Meydanı'nda protesto etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddederek film için verdiği yapım desteğini faizi ile geri istedi. Bağımsız Sinemacılar, bunun sansür olduğunu belirterek Tünel Meydanı'nda protesto etti.

 

"Başvuru Reddedildi Verilen Destek Faiziyle Geri Alındı"

Tünel Meydanında "Kamu Desteği Sansür Aracı Yapılamaz" yazılı pankart açılan eylemde yapılan açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmini “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddedildiğini, ayrıca film için vermiş olduğu yapım desteğini de faizi ile geri alındığına dikkat çekildi.

 

"Asıl Neden Belgeselin Politik Olması Kültür Bakanlığı'nın Tahribatının Eleştirilmesi"

Bakanlık tarafından iletilen resmi evrakta karara gerekçe olarak her ne kadar bu şartlar öne sürülse de yönetmenin yetkililerle yaptığı sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı hedef alan eleştiriler içermesi nedeniyle kabul edilmediğinin dile getirildiği aktarılan açıklamada, resmi yazılı gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği vurgulandı.

 

"Sinemacıları Hizaya Çekmeye Çalışan Sansürcü Siyaset"

Yaşanan olayın Bakanlığın yasakçı/sansürcü politikalarının ilk örneği olmadığı ifade edilerek, sınıflandırma yoluyla gösterim imkânlarının kısıtlanması ve açıkça gösterim yasaklarının yıllardır uygulandığı ifade edilen açıklamada "Son yıllarda birbiri ardına Rojbash, Kanun Hükmü, ve Oy'una Geldik filmlerine getirilen yasaklamalar sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleridir" denildi.

 

"Proje Değerlendirme Süreçlerinde Tarafsızlık Şüphesi, Gerekçelerde Uyuşmazlık Var"

Bingöl Elmas’ın yaşadığı projenin reddedilmesinde yazılı ve sözlü gerekçelerin farklılığı ve bazı iddialar ve şüpheler bulunduğu ifade edilen açıklamada proje süreçlerine sorunlar şöyle dile getirildi:

"* Tarafsızlık şüphelerinin bulunması ve politik gerekçelerle “kara listeye alınmış” sinemacıların Sinema Destekleme Kurulu'ndaki meslek birliği üyelerine söz hakkı tanınmaksızın değerlendirme dışı bırakıldıkları iddialarının bulunması,

* Destek mekanizmasıyla ilgili bazı sorunları da görünür kılan resmi gerekçelerle asıl gerekçelerin uyuşmazlığı,

* Değerlendirme kriterlerinin ve yönteminin keyfiliği, kurulların şeffaflıktan yoksun oluşu."

"Bu Olayın Sansür Mekanizmalarının Kamusal Olarak Tartışmaya Vesile Olmasını Temenni Ediyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını işlettiğine işaret edilen açıklamada Bingöl Elmas'ın "Şiirli Odanın İzinde" belgeselinin kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını temenni edildiği belirtildi.

 

"Desteği Faiziyle Geri İstemek Sistematik Gözdağı Ve Cezalandırma Yöntemine Dönüştü"

Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra "politik gerekçelerle" faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğüne dikkat çekildi.

 

"Kamu Kaynaklarıyla Sağlanan Destekler Siyasi İktidarların Bir Lütfu Değildir"

Düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir hak olduğu, bunu korumak ve güvence altına almanın devlet kurumlarının görev ve sorumluluğu olduğu ifade edilen açıklamada "Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatması sanatın özüne aykırıdır. Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema destekleri iktidarların ya da bürokratların kişisel veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf değildir. Belgesel sinema toplumsal olayları, kamusal politikaları ve kamu kurumlarının uygulamalarını özgün ve eleştirel bakış açılarıyla ele alabilir" denildi.

 

"Profesyonel İhtiyaçlar Ve Zorunluluklar Gözetilerek Hakkaniyetli Olunmalı"

Çekim süreçlerinin bütünüyle öngörülebilir olmadığını filmin senaryosunun başvuru dosyasındaki senaryodan farklılık gösterebileceğini ve birebir aynı kalması beklenemeyeceği gerçekliğine işaret edilen açıklamada "Destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; profesyonel ihtiyaçları ve zorunlulukları gözetmesi, her anlamda hakkaniyetli olması beklenir" denilerek bu durumun hem sanatçıların sanatsal özgürlüğüne ilişkin yasal güvence, hem de kamu idaresinin ciddiyetine duyulan güven açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Bağımsız Sinemacılar Bingöl Elmas'ın belgeselinin reddedilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'na şu soruları yöneltti:

- Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?

- Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul kimlerden oluşuyor; belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?

- Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?"

- Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?

 

"Bakanlığı Sansürü Geri Çekmeye, Mağduriyeti Gidermeye Davet Ediyoruz"

Bağımsız Sinemacılar, Kültür ve Turizm Bakanlığını; bu soruları cevaplamaya ve genel olarak sanatsal üretime ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü sansür kararını geri çekmeye ve sinemacıların mağduriyetlerini gidermeye davet etti.

 

"Sinemayı Sansür Ve Finansal Baskı Kıskacına Teslim Etmeyeceğiz"

Bağımsız Sinemacılar, filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarının yanında olduklarını, sinemayı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceklerin vurgulayarak eylemi sonlandırdı.

 

Arama