
Çok güzel bir halk deyişidir, “Delidir, ne yapsa yeridir” derler. Halkın binlerce yıllık birikiminden süzülen kolektif bilgeliği saklıdır bu sözde. Delinin öngörülemezliğini anlatır. Bir parça da sakınma, çekinme, hatta belaya bulaşmaktan korkmayı içerir.
Bir köyün, mahallenin, kasabanın delisi, halk tarafından hemen her zaman hoş görülür. Peki ya bu “delilik” bir ülkenin “dış politika stratejisi” haline getirilirse? Olur mu öyle şey, denmesin. Tarihte çokça örnekleri var. Machiavelli bu işin teorisini bile yapmış kendince. Modern çağda ise, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında, ABD başkanı Nixon tarafından allanıp pullanan bir dış politika stratejisi haline getirilmiş, adına da “Madman Strategy” denmiş. Elinde sopası ile dünyada bir oraya bir buraya musallat olan, önüne gelene sopa sallayıp korkutmaya çalışan bir dış politika! Temel fikir, öngörülemezlik, akıl dışılık veya değişkenlik görüntüsü yaratarak karşıtlarını sindirmek ve olası karşı karşıya gelişlerde aşırı veya orantısız bir tepki vereceğinden korkmalarını sağlamak.
Öyledir gerçekten de. Delinin sağı solu belli olmaz ne de olsa. Ama halkın kolektif bilgeliği, doğal diyalektikçidir. Her tespitini bir karşı tespit ile dengeler. Deliye ilişkin dengeleyici söz ise “deli deliyi görünce sopasını saklar”dır. Yani “bizim deli” ancak değneksiz köyde caka satar. Karşısında en az kendisi kadar gözü kara eli sopalı birilerini gördü mü, tüm strateji ya tamamen çöker ya da kaçınılmaz olarak topyekun imha savaşının tetiklenmesine yol açar. Haliyle rakiplerini sindirme derdindeki “madman”, bu strateji sonucu kendini bir yıkım savaşını göze almak ile tepkisiz kalmak arasında köşeye sıkıştırır.
Vietnam batağında debelenen ABD emperyalizminin beyhude çabası olarak piyasaya çıkan “Madman Strategy”, nihai anlamda başarılı olamasa da, belirli sınırlar arasında işe yaramıştır. Günümüzde ise Trump şahsında, her iki başkanlık döneminde de yoğun bir şekilde kullanılıyor. Kâh Kasım Süleymani’yi öldürtüyor, kâh Venezuela petrol tankerlerine korsanca el koyuyor. Ama eli en az onun kadar sopalı asıl karşıt güçler, Rusya, Çin ve KDHC söz konusu olduğunda “deliliği” sökmüyor!
1970’lerin başında hedefine ulaşamayan bu strateji, bugün hiçbir şekilde başarılı olamaz. Tarih 1970’ler değil, emperyalizmin bir bütün olarak gerilediği, çöktüğü bir dönem. Trump’ın temsil ettiği ABD tekelleri hızla “kendi yarı küresine” çekilerek (bakınız Trump’ın yayımladığı yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi), uzun süredir dillendirilen bu durumu, bir olgu olarak kabul etmiş bulunuyor.
İkinci ve çok daha önemli nokta ise şu: ABD emperyalizminin başını çektiği kampın karşısında yalnızca Rusya-Çin-KDHC-Küba’nın başını çektiği ülkeler topluluğu yok. Daha önemlisi tüm dünyada sürekli büyüyen, güçlenen halk hareketleri var. Kapitalizme başkaldıran, yeni bir umut, yeni bir gelecek, yeni bir dünya özlemiyle, hadi tam adını koyalım, sosyalist bir gelecek özlemiyle sürekli eylemler yapan işçi ve emekçiler var. Bu güce karşı ne nükleer silah tehdidi işe yarar, ne sağa sola gönderilen uçak gemisi savaş grupları.
Her ne kadar kendini beğenmişlikte her tür sınırı aşan biri de olsa ABD’nin başındaki “madman”, dünya halklarının, emekçi sınıfların yükselen dalgası karşısında geri adım atmak zorunda olduğunun bilincinde biri. Bunu Gazze soykırımı döneminde faşist Netanyahu’ya söylediği sözlerden de biliyoruz:
“Durmak zorundaydı yoksa dünya onu durduracaktı. Ben neler olduğunu görebiliyordum. Siz de neler olduğunu görebiliyordunuz. İsrail dünya genelinde popülerliğini çok yitiriyordu. Her neyse, sonunda doğru olanı yaptı. Dünya bizim saldırılarımızdan bıkmıştı. Biz diyorum yani İsrail ve biz. Sonra Bibi’ye dedim ki ‘Bibi, tüm dünyayla savaşamazsın. Bireysel savaşlar yapabilirsin ama tüm dünya sana karşı. İsrail dünyaya kıyasla çok küçük bir yer.’”
Delilik de bir yere kadar!
Vietnam savaşının son dönemlerinde ortaya çıkan bu “madman strategy”, emperyalizmin hızla çöktüğü, dünya halklarının ise emperyalist merkezler dahil her yerde ayağa kalktığı günümüz koşullarında hiçbir şekilde başarı kazanamaz. Dünya artık bu deliyi o kadar da dikkate almıyor.