
Gayrettepe'de 29 işçinin can verdiği katliamın duruşması öncesi adliye önünde buluşan aileler, sadece işletmecileri suçlayıp kamu görevlilerini aklayan yeni bilirkişi raporunu reddederek davanın 'olası kast' ile görülmesini talep etti.
Gayrettepe'de 29 işçinin hayatını kaybettiği işçi katliamına ilişkin davanın duruşması öncesinde, işçi aileleri ve avukatları İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Dosyaya son eklenen bilirkişi raporunun taraflı olduğunu ve asıl sorumluları gizlemeye yönelik bir çaba taşıdığını vurgulayan aileler yaşanan katliamın bir iş kazası değil, "olası kast" ile işlenmiş bir cinayet olduğunu belirterek adalet taleplerini açıkladı.
"Sorumluluğu İşçilere Yıkan Raporu Kabul Etmiyoruz"
Ailelerin avukatlarından İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporunun yetersizliklerine dikkat çekti. Ergin, raporun sadece işletmecileri hedef aldığını belirterek "Daha öncekilerden daha da kötü diyebileceğimiz bir bilirkişi raporu geldi. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz. Bütün kamu görevlileri, sorumluluğu olan bazı bakanlıklar ve gayri resmi ortaklar hiç dahil edilmedi" dedi.
Ergin, eski bir bürokratın bilirkişi heyetinde yer almasını ve kamu kurumu ihmallerinin rapor dışında bırakılmasını "bürokratik dayanışma" olarak nitelendirdi.
"Masquerade Katliamı Davasında Bilirkişi Kamu Görevlilerini Akladı"
Ergin'in ardından aileler adına basın açıklamasını okuyan Şivan Dolu'nun ablası Zülfiye Dolu, 29 kişinin ismini tek tek sayarak acılarının tazeliğini ifade etti. Raporun "gerçeği örtme çabası" olarak tanımlayan Dolu, "29 canımızın hayatını kaybettiği bu iş cinayetini basit bir kaza gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz" dedi.
"Bu Bir İhmaller Zinciri Değil; Olası Kastın Ta Kendisidir"
Olayın basit bir tadilat olmadığını, işçilerin bile isteye ölüme gönderildiğini belirten Dolu "16 katlı binanın bodrum katında, onlarca sanayi tipi oksijen tüpünün, kaynak makinelerinin ve tonlarca yanıcı izolasyon malzemesinin denetimsizce bir arada bulunduğu, çıkış kapılarının kilitlendiği bir ortama basit tadilat demek vicdanın körelmesidir. Bu bir ihmaller zinciri değildir; bu olası kastın ta kendisidir. Bizler işçinin fıtratında ölüm vardır anlayışını reddediyoruz" dedi.
"Hakkımızı Veremeyecekseniz Ölülerimizi Geri Verin"
Gayrettepe davasındaki basın açıklamasına Dilovası katliamında yaşamını yitiren işçilerin aileleri de katılarak destek verdi.
Dilovası aileleri adına söz alan Emine Bulut, kendi davalarının da 20 Mayıs Çarşamba günü görüleceğini hatırlatarak herkesi destek olmaya çağırdı.
Yaşanan her iki olayda da ihmallerin açık olduğunu vurgulayan Bulut, "Burada ihmali, kusuru bulunan herkesin yargılanmasını, patronların da en ağır cezayı almasını istiyorum. Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum; bizim işçilerimizin, emekçilerimizin hakkını vermeyecekseniz, bizim ölülerimizi geri getirsinler. Tüm canlarımızın hesabını sormak istiyoruz ve en ağır şekilde ceza almalarını istiyoruz" diye konuştu.
"İşçi Canını Parmak Hesabı Yapan Bu Zihniyetle Sonuna Kadar Mücadele Edeceğiz"
Hendek Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası patlamasında hayatını kaybeden yedi işçiden biri olan Halis Yılmaz'ın kardeşi Merve Nur Yılmaz da destek için basın açıklamasındaydı.
Gayrettepe, Soma, Hendek ve Dilovası'ndaki katliamların ortak bir denetimsizlik ve cezasızlık sonucunda yaşandığına dikkat çeken Yılmaz, "Bizim mücadelemiz bir şahsiyetle değil zihniyetledir. Parayı insan hayatının önüne koyan, işçi canını parmak hesabı yapan bu zihniyetle sonuna kadar mücadele edeceğiz. İktidarından muhalefetine, işletmecisinden kamu görevlilerine kadar herkes hesap verene kadar mücadele edeceğiz ve Gayrettepe ailelerinin yanındayız" diyerek adaletin sağlanması için mücadele kararlılığını dile getirdi.
"Aileler Katillerin Salınmasını Seyrediyor"
Duruşmada aileler bilirkişi raporuna itirazlarını belirtirken hakimin itirazlar ve duruşmaya dair işçi ailelerinin taleplerini kabul etmemesi üzerine Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ “Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz. Dinleyecekseniz oğlumu geri verin. Aileler katillerin salınmasını seyrediyor 14 celsedir. 1 ifade veren taşeron olduğu ispatlı isimler tutuksuz yargulanıyor” diyerek tepki gösterdi.
Aladağ hâkime tepki gösterirken fenalaştı, bu sırada sanık avukatları İstanbul Barosunun gözlemci sıfatıyla duruşmaya katılmasına itiraz etti. Aileler bu itirazı yapan avukata da tepki gösterirken hakim duruşmaya ara verdi.
"Mahkeme 10 Temmuza Ertelendi"
Aranın ardından devam eden duruşmada mahkeme duruşması 10 Temmuz'a saat 10:00'a ertelendi.
Keşif Ve Yeni Bilirkişi Raporu Talepleri Reddedildi
Tutukluluk ve adli kontrolün devamına karar veren mahkeme, belediye görevlilerinin birleşen dosyasına dair sorumlulukların saptanması için idari hukuk yönünden incelemek üzere bilirkişi raporuna karar verdi. Ayrıca ailelerin keşif ve yeni bilirkişi raporu talepleri de reddedildi.