Tutuklu bulunan ETHA muhabiri Ahmet Polad için yapılan açıklamada derhal tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınması gerektiği vurgulandı.
Madrid’deki öğretmenler ve öğrenciler, daha güçlü bir kamusal eğitim sistemi talebiyle ve sektörün ticarileştirilmesine yol açan bölgesel politikalara son verilmesi çağrısıyla süresiz grev başlattı.
Diyarbakır Şehir Hastanesi inşaatında Yapı Yol-İş Sendikası üyesi 75 işçinin sendikalı olması nedeniyle hakları gasp edilerek işten atılması üzerine başlattığı eylem 17. gününde kazanımla sonuçlandı.
A101 Market İşçileri, ağır çalışma koşullarına, yetersiz yemek ücretine, dinlenme yasağına ve içtikleri suyun parasını ödemeye karşı bugün Kadıköy Halitağa Caddesi mağazası ve 7 mağaza önünde eylemdeydi. "A101'e sözümüzdür: Bizi duyana kadar...
Devrimci tutsaklar, nerede olurlarsa olsunlar, hangi “tip”te, hangi hücrede, yaşamı sürdürmeye, üretmeye, okumaya, yazmaya devam ediyor... NATO öncesi “protesto eylemlerine katılabilecekleri” gerekçesi ile tutuklanarak zindanlara atılan...
SES Bitlis Şubesi üyeleri, basın açıklaması yaparak Tatvan Devlet Hastanesi'nde mali tasarruf adı altında yapılan uygulamaların sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını ağırlaştırırken halkın sağlık hizmetine erişimini de olumsuz etkilediğini...
Başta öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, uzun ve yorucu okul günleri ve yıkık dökük okul binaları gibi sebeplerle başlayan ayaklanmada binlerce genç gözaltına alınmış, yüzlerce okul kapatılmış ve sendikaların da katıldığı genel bir...
NATO Tutsaklarından Yapı Yol-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Ergül Çiçekler'in bugün görülen ilk duruşmasında mahkeme tahliye kararı verdi.
NATO Tutsaklarından Ezgi Yergin bugün görülen ilk duruşmasında tahliyesine karar verildi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın çağrısıyla eğitim emekçileri "Yaşamı Savunacağız, Eğitimi Kurtaracağız" şiarıyla okullarda yaşanan şiddet ve saldırılara karşı Kadıköy'de yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Okullarda öğrencilere...
Kadıköy'de Calzone Burger'de çalışan Dev Turizm İş Sendikası üyesi öğrenci-işçiler, gasp edilen haklarının ödenmesi talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi. "Calzone Burger patronuna, öğrenci-işçilerin emeğine kolayca çökemeyeceğini...
Gazeteci, doğa savunucusu Hakan Tosun katledilişinin birinci yılında mezarı başında anılarak katiller yargılanana kadar mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı.
Bağımsız Sinemacılar, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmine yapım desteğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü...
IŞİD'in 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önündeki Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'ne düzenlediği ve 104 kişinin katledildiği bombalı saldırının 11. yıl dönümünde pek çok yerde anma törenleri ve protesto eylemleri gerçekleştirildi.
28 Şubat’ta ABD’nin düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden çocukların portreleri, İran’ın güneyindeki Minab’da bulunan Shajareh Tayyebeh okulunun enkazı boyunca sıralanıyor. Pentagon, ilk saldırı dalgası sırasında hedefleri belirlemek...


Kısaca pahalılık dediğimiz, emekçi sınıfların temel tüketim mallarının fiyatlarındaki korkunç artış, şimdi, doğal olarak, tüm emekçi, yoksul kitlelerin birinci sorunu. Fiyatlardaki artışı anlatmaya gerek yok. Emekçi sınıflar bunu yaşamlarında her gün değil, her saat hissediyorlar. Şu kadarına işaret etmek yeterli: Akaryakıt fiyatları katlanarak artıyor ve bu artış, yaşamın her alanına yansıyor.

Mersin'de bir esnaf içinde bozuk paralar olan kasasını, “Bunu Erdoğan'a fırlatıyorum” diyerek yere atıyor.
2001'de Ankara'da yine bir esnafın Ecevit'in önüne yazarkasasını fırlatmasıyla başlayan “esnaf ayaklanması”nı çağrıştıran manzara. Fark şu: 20 yıl öncesinde kasa fırlatmak alışılmış bir olay değildi. İflasın eşiğindeki bir esnafın kendiliğinden bulduğu yeni bir eylem biçimiydi. Canlarına tak etmiş olan diğer dükkan sahipleri kitlesel biçimde o esnafın arkasından ayağa kalktılar.

“Taksimetre zammı istemiyoruz. Bu, halka zulüm olur. Şu an 8 lira bile çok, ama bizi de kurtarmıyor. 500 lira ciro çekiyorum. 300’ü yakıta gidiyor. Yedek parça, akaryakıt, ev kirası her şey arttı. Yakıta zam, tarifeye zam. Bu çözüm değil.”

Şüphesiz tarih “hızlı tarih”tir; olağanüstü akıyor. Geçmiş on yıllar öncesinde yıllara sığan olaylar dizisi şimdi bir yıla hatta bir aya, bir haftaya sığıyor. Haliyle, kişi bir kaç gün önce olan biteni dahi anımsamakta zorlanıyor.

Emekçi sınıflar, sadece Türkiye ve Kürdistan'da değil, dünyanın dört bir tarafında devrimci bir yönelim içindeler. Öyle ki, artık Avrupa'nın kalbinde, örneğin Almanya'da, Fransa'da emekçi sınıfların sokaklara döküleceği düşüncesi gittikçe yayılıyor.

Emperyalist-kapitalist devletlerin günümüzdeki durumlarını nasıl tarif etmeli? Sosyal reformist partilere, liberallere, dünya burjuvazisiyle uzlaşmak için can atan uzlaşmacılara sorsak ceplerindeki hazır yanıtı hemen çıkaracaklar. “Batı cephesinde her şey yolunda”

Dünyaya bir çukurun dibinden bakan küçük burjuvaların tersine, finans kapital dünyasının efendileri, dünya ölçeğinde gayet somut ve gerçekçi bir bakışla politika inşa ediyor. BM, Dünya Bankası, Davos zirveleri, ABD Merkez Bankası, ardı ardına raporlar çıkarıp, hep aynı noktayı öne çıkarıyorlar: Dünya açlık krizine girdi; ayaklanmalar kaçınılmaz.

Tehlike hala kapıda ama eski gücünü/büyüklüğünü kaybetmiş görünüyor. Bir iki gün öncesine kadar tüm gözler Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un Türkiye ziyaretine çevrilmişti. Rusya Türkiye'ye “yeşil ışık” yakacak mıydı?